Yeni Açık Cezaevine Geçiş (Ayrılma) Şartları

Açık Cezaevi (Açık Ceza İnfaz Kurumu) Nedir?

Açık cezaevi; mahkûm olunan ceza miktarının düşük olması veya cezanın belirli bir oranının kapalı ceza infaz kurumunda çekilmiş olması hallerinde, “iyi halli” statüsündeki hükümlülerin topluma yeniden entegre olmalarını ve çeşitli üretim faaliyetlerine katılmalarını sağlamak amacıyla tasarlanmış ceza infaz kurumlarıdır. Açık cezaevlerinin bünyesinde, hükümlülere çeşitli sanat ve meslekleri edindirmeye yönelik iş atölyeleri bulunur. Kurallara uyan mahkumlar, belirli süreler zarfında ve yasal aralıklarla kurum dışına çıkıp aileleriyle zaman geçirme (izin) hakkına sahip olurlar. Dışarıdan bakıldığında firara karşı çok sıkı fiziksel güvenlik bariyerleri bulunmayan bu kurumlara, yani açık cezaevine geçiş şartları, Adalet Bakanlığı tarafından çıkarılan özel bir yönetmelikle detaylıca tanzim edilmiştir.

Açık cezaevine geçmeye hak kazanan veya halihazırda bu kurumlarda bulunan hükümlüler, yasadaki diğer koşulları da taşıyorlarsa denetimli serbestlik tedbiri uygulanmak suretiyle tahliye edilerek özgürlüklerine kavuşabilirler.

Açık Cezaevine Ayrılma ve Geçiş Şartları

Bir hükümlünün açık cezaevine geçebilmesi için gereken kriterler, “Açık Ceza İnfaz Kurumlarına Ayrılma Yönetmeliği” çerçevesinde belirlenmiştir. Bu yönetmelik; hangi mahkumların kapalı cezaevinin kapısından dahi girmeden “doğrudan” açık kuruma alınacağını, hangilerinin kapalıda belli bir süre yattıktan sonra açığa ayrılabileceğini ve hangi suç gruplarının hiçbir şekilde açık cezaevine geçemeyeceğini kesin sınırlarla çizmiştir.

Doğrudan Açık Cezaevine Geçiş Hakkı (Yönetmelik Madde 5)

Doğrudan açık cezaevine geçiş kavramı; hükümlünün aldığı hapis cezasının niteliği veya miktarının azlığı sebebiyle, kapalı cezaevine hiç konulmadan direkt olarak açık ceza infaz kurumuna gönderilmesi ve infazının burada başlamasıdır. Lakin; 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu kapsamındaki terör suçluları, suç örgütü kuran, yöneten veya üye olanlar, örgüt faaliyeti çerçevesinde suç işleyenler, cinsel dokunulmazlığa karşı suçlardan mahkûm edilenler, şartlı tahliyesi (koşullu salıverilmesi) geri alınanlar ve ikinci defa mükerrir olan (tekerrür) mahkumların doğrudan açık cezaevine geçiş hakkı kesinlikle yoktur.

Aşağıda sayılan özelliklere sahip hükümlüler ise doğrudan açık cezaevine alınırlar:

  • Kasıtlı suçlardan 3 yıl veya daha az ceza alanlar: Kasten yaralama, mala zarar verme, tehdit, dolandırıcılık, hürriyeti yoksun kılma gibi kasten işlenen suçlarda, verilen mahkumiyet kararı 3 yıl veya daha az süreli ise hükümlü doğrudan açık cezaevine gönderilir.
  • Taksirli suçlardan 5 yıl veya daha az ceza alanlar: Ölümlü trafik kazası, ihmal sonucu iş kazası gibi taksirle işlenen suçlarda hükmedilen ceza 5 yıl ve altındaysa, kişi infaza doğrudan açık cezaevinde başlar.
  • Yüksek güvenlikli kurumlardaki mahkumlar: Cezasını yüksek güvenlikli cezaevlerinde (veya kapalı kurumların yüksek güvenlikli kısımlarında) çeken hükümlüler, cezalarının toplam 1/3’lük kısmını bu kurumlarda “iyi halli” olarak tamamladıklarında ve koşullu salıverilmelerine 3 yıl (veya daha az) bir zaman kaldığında açık cezaevine geçme hakkını elde ederler.
  • Ödenmeyen adli para cezaları: Mahkemece verilen adli para cezası ödenmediği takdirde yasa gereği hapis cezasına çevrilirse, çevrilen bu hapis cezası doğrudan açık ceza infaz kurumunda çektirilir.
  • İcra-İflas suçları: 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu kapsamında düzenlenen (nafaka borcunu ödememe, mal beyanında bulunmama vb.) suçlardan dolayı tazyik hapsine çarptırılan kişiler doğrudan açık cezaevine alınır.

(Önemli Not: Suçun cezası ne kadar düşük olursa olsun; örgütlü suçlar ile cinsel suçlar (örneğin 2 yıllık cinsel taciz cezası dahi olsa) doğrudan açığa geçemez. Bu kişiler önce kapalıya girer, iyi hal ve yasal süre şartlarını tamamladıktan sonra açığa çıkabilirler).

Kapalı Cezaevinden Açık Cezaevine Ayrılma Şartları (Yönetmelik Madde 6)

1. Genel Kurallar: Kapalı ceza infaz kurumundan açığa geçiş prosedürleri 04.06.2025 tarihli son yönetmelik değişikliğiyle şu iki ana kurala bağlanmıştır:

  • Toplam cezası 10 yıldan az olanlar: Bu hükümlülerin açığa çıkabilmesi için; cezalarının sadece 1 aylık kısmını kapalı cezaevinde infaz etmeleri, “iyi halli” statüsünde olmaları ve şartlı tahliyelerine (koşullu salıverilmelerine) 7 yıl veya daha az bir süre kalması yeterlidir.
  • Toplam cezası 10 yıl ve üzeri olanlar: Bu kişilerin açığa ayrılabilmesi için; toplam hapis cezalarının 1/10’unu (onda birini) kapalı cezaevinde geçirmeleri, “iyi halli” olmaları ve koşullu salıverilmelerine 7 yıl veya daha az süre kalmış olması şarttır.

2. Özel Suç Tipleri İçin Ek Şartlar: Yukarıdaki genel kuralları sağlayan hükümlüler, işledikleri suçun vasfına göre aşağıdaki özel şartları da taşımak zorundadır:

  • Müebbet Hapis Cezası Alanlar: Ağırlaştırılmış olmayan müebbet hapis (örneğin kasten adam öldürme) cezasına çarptırılan bir hükümlünün açık cezaevine geçebilmesi için, koşullu salıverilmesine tam 5 yıl veya daha az bir süre kalmış olması gerekir.
  • Yüksek Güvenlikli Kurumlarda Yatanlar: F Tipi gibi yüksek güvenlikli cezaevlerinde veya T Tipi cezaevlerinin yüksek güvenlikli koğuşlarında yatanların açığa çıkabilmesi için; cezanın 1/3’ünü bu ağır şartlarda “iyi halli” geçirmesi ve şartlı tahliyesine 3 yıl veya daha az zaman kalması mecburidir.
  • Nitelikli Hırsızlık, Yağma (Gasp) ve Uyuşturucu Suçları: TCK m. 142 (Nitelikli hırsızlık), TCK m. 148-149 (Yağma), TCK m. 188 (Uyuşturucu ticareti) ve TCK m. 190 (Uyuşturucu kullanımını kolaylaştırma) suçlarından yatanlar, koşullu salıverilmelerine 5 yıl veya daha az süre kala açığa ayrılabilirler. Ancak burada 671 sayılı KHK farkına dikkat edilmelidir: Bu suçlar 01.07.2016’dan evvel işlenmişse infaz oranı 1/2’dir; 01.07.2016 sonrası işlenmişse infaz oranı 2/3’tür. Dolayısıyla gasp suçundan 9 yıl ceza alan biri, suç eski tarihliyse sadece 1 ay kapalıda kalıp açığa çıkar; suç yeni tarihliyse açığa çıkmak için kapalıda 1 tam yıl geçirmesi gerekir.
  • Uyuşturucu Ticaretinde Özel Süreler: Uyuşturucu ticareti fiilinden 6 yıl 8 ay (ve altı) hapis alanlar sadece 1 ay kapalıda yatarak açığa çıkar. Aynı suçtan 8 yıl ceza alanlar 12 ay; 10 yıl ceza alanlar ise 2 yıl 6 ay kapalıda kalmak zorundadır.
  • Cinsel Suçlar ve Eşe Karşı İşlenen Ağır Suçlar: TCK m. 102 (Cinsel saldırı/tecavüz), TCK m. 103 (Çocukların cinsel istismarı) ile eşe karşı kasten öldürme, eziyet (TCK 96/2-b) veya eşe kasten yaralama (TCK 86/3-a) suçlarından hükümlü olanlar, koşullu salıverilmelerine sadece 3 yıl kala açığa ayrılabilirler. Not: Cinsel taciz (TCK 105) suçu bu ağır grupta yer almaz. Cinsel taciz failleri önce kapalıya girer, iyi hal alınca standart sürelerle açığa çıkarlar; onlarda 3 yıl kalma gibi ağır bir şart aranmaz.
  • Etkin Pişmanlıktan Faydalanan Örgüt Suçluları: Mülga 4422 Sayılı Çıkar Amaçlı Suç Örgütleriyle Mücadele Kanunu m. 14 kapsamında etkin pişmanlıktan yararlananlar, koşullu salıverilmeye 2 yıldan az süre kala açığa ayrılırlar.
  • Örgütten Ayrılanlar: TCK kapsamında suç örgütü kurma, yönetme, üye olma, örgüte yardım, örgüt propagandası yapma gibi suçlardan yatanlar; idare ve gözlem kurulu kararıyla örgütten ayrıldıkları resmen tespit edilirse, şartlı tahliyelerine 1 yıldan az zaman kalması kaydıyla açık cezaevine geçebilirler.
  • Cezaların Toplanması (İçtima): Bir hükümlünün birden fazla cezası birleştirilmişse (içtima), açığa ayrılma tarihi hesaplanırken “koşullu salıverilmeye en az sürenin arandığı (en ağır şartı olan) suç” baz alınır. Örneğin, hırsızlıktan 2 yıl, yaralamadan 2 yıl içtima edilmişse; açığa geçiş kriteri yaralamaya göre değil, daha katı olan hırsızlık suçuna göre hesaplanır. Bu durum mahkumun aleyhinedir.

İdare ve Gözlem Kurulunun Değerlendirme Süreci

Ağır suç gruplarında (toplam 10 yıl ve üzeri ceza alanlar, terör suçluları, örgüt kurucuları/üyeleri, cinsel dokunulmazlığa karşı suç işleyenler, kasten adam öldürenler ve uyuşturucu madde imal/ticareti yapanlar) açık ceza infaz kurumuna ayrılma, denetimli serbestlik ve koşullu salıverilme değerlendirmeleri sıradan bir prosedürle yapılmaz. 5275 sayılı Kanun m. 89/3 uyarınca bu mahkumların durumu; bizzat Cumhuriyet Başsavcısı (veya görevlendireceği bir savcı) başkanlığında toplanan, içinde Sağlık Bakanlığı ve Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı il/ilçe müdürlüklerinden uzmanların ve bir izleme kurulu üyesinin bulunduğu özel bir “İdare ve Gözlem Kurulu” tarafından karara bağlanır. Kurul değerlendirmesi olumsuz (red) sonuçlanan hükümlülerin durumu, en geç bir yıl içinde yeniden değerlendirilmek zorundadır.

Çocuk Mahkumların (Hükümlülerin) Açık Cezaevine Geçişi

Çocuk (18 yaş altı) olarak cezası kesinleşip çocuk eğitimevlerine yerleştirilen mahkumlardan; örgün eğitimine devam etmeyenler 18 yaşını doldurduklarında, eğitimini sürdürenler ise 21 yaşını doldurduklarında (işledikleri suçun türüne ve içeride yattıkları süreye hiç bakılmaksızın) doğrudan açık cezaevine transfer edilirler. Bu çocukların 18 yaşından önce işledikleri başka dosyalar sonradan kesinleşip gelse dahi, o cezalar da kapalıya dönmeden açık cezaevinde çektirilir.

671 Sayılı KHK Kapsamında Kalan Suçlarda Açık Cezaevi Kuralları

01.07.2016 tarihinden önce işlenen ve 671 sayılı KHK’nın lehe infaz rejimi kapsamına giren suçlarda, 07.09.2016 tarihli ve 29824 sayılı yönetmelik değişikliğiyle (Açık Ceza İnfaz Kurumuna Ayrılma Yönetmeliği Geçici Md. 1) özel bir geçiş sistemi kurgulanmıştır:

  • 671 sayılı KHK kapsamındaki suçlardan 5 yıldan az ceza alanlar, kapalıya girdikten sonra en geç 3 gün içerisinde “iyi halli” raporu alıp açık cezaevine geçer ve diğer şartları da uyuyorsa anında denetimli serbestlikle tahliye olurlar.
  • Bu suçlardan 5 yıl ila 10 yıl arasında hapis cezası alan mahkumların açığa çıkabilmesi için en az 1 tam ay kapalı cezaevinde kalmaları zorunludur.
  • Bu suçlardan 10 yıl veya daha fazla ceza alanların ise cezalarının 1/10’luk (onda bir) dilimini kapalıda çekmeleri ve suç tiplerine (yağma, hırsızlık vb.) özgü koşullu salıverilme istisnalarını karşılamaları şarttır. Hükümlülerin kapalıda geçirmesi gereken bu süreler hesaplanırken, dava sürecinde cezaevinde “tutuklu” olarak kaldıkları süreler de bu hesaba (kapalıdan sayılmak üzere) dahil edilir.

31.07.2023 Tarihli Özel İnfaz Düzenlemesi (Geçici Madde 10/6)

5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’a eklenen Geçici 10. maddenin 6. fıkrası ile, 31.07.2023 tarihi ve öncesinde işlenen suçlara yönelik büyük bir esneklik getirilmiştir. Bu tarihten önce suç işleyip kapalıda bulunanlardan; toplam hapis cezası 10 yıldan az olanlar 1 ayını, 10 yıl ve daha fazla olanlar ise 3 ayını kapalı kurumda infaz ettiklerinde, açığa ayrılmalarına 3 yıl veya daha az bir süre kalmışsa derhal açık cezaevine geçirilirler. Ancak bu avantajdan; TCK m. 82/1-d,e,f (nitelikli kasten öldürme), cinsel dokunulmazlığa karşı suçlar (TCK 102, 103, 104/2-3), Terörle Mücadele Kanunu kapsamındaki suçlar, örgütlü suçlar, depremde bina çökmesiyle ölüme sebebiyet verme ve İkinci Kitap Dördüncü Kısımda sayılan millete/devlete karşı ağır suçları işleyenler faydalanamaz.

Yeni İnfaz Sistemine Göre Açık Cezaevine Geçiş (01.07.2016 Sonrası Suçlar)

01.07.2016’dan sonra işlenmiş olup da “doğrudan” açığa geçme şansı bulunmayan genel suçlarda; toplam cezası 10 yıldan az olanlar kapalıda 1 ay, 10 yıldan fazla olanlar ise cezalarının 1/10’unu kapalıda çektikten sonra (şartlı tahliye koşullarına uyarak) açığa geçerler. Bu kategoriye giren ve sık karşılaşılan başlıca suçlar şunlardır:

  • Hürriyet ve Hayata Karşı Suçlar: Kasten öldürme (süreli olanlar), kasten yaralama, taksirle ölüme neden olma, taksirle yaralama, tehdit, cebir, şantaj, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma.
  • Malvarlığı Suçları: Dolandırıcılık, mala zarar verme, güveni kötüye kullanma, banka/kredi kartlarının kötüye kullanılması, hileli/taksirli iflas, suç eşyasını satın alma/kabul etme, bedelsiz senedi kullanma.
  • Özel Hayat ve Kamu Güveni Suçları: Hakaret, özel hayatın gizliliğini ihlal, haberleşmenin gizliliğini ihlal, kişisel verileri kaydetme/yayma/ele geçirme veya yok etmeme, resmi/özel belgede sahtecilik, parada/mühürde/kıymetli damgada sahtecilik, iftira, yalan tanıklık, suç uydurma, suç üstlenme, suçluyu kayırma, suç delillerini yok etme/gizleme.
  • Diğer Suçlar: Bilişim sistemine girme/engelleme/bozma/veri yok etme, görevi yaptırmamak için direnme, görevi kötüye kullanma, ihaleye ve edimin ifasına fesat karıştırma, rüşvet, irtikap, zimmet, vergi kaçakçılığı ve sahte fatura, nüfuz ticareti, göçmen kaçakçılığı, insan ticareti, müstehcenlik, hayasızca hareketler, fuhuş, silah ve mühimmat kaçakçılığı, ruhsatsız silah taşıma/bulundurma, sigara/tütün/akaryakıt/gümrük kaçakçılığı, uyuşturucu kullanma veya bulundurma, tefecilik, reşit olmayanla cinsel ilişki.

Kimler Açık Cezaevine Kesinlikle Geçemez? (Yönetmelik Madde 8)

Mevzuat, belirli suçlar ve infaz halleri için açık cezaevine geçiş kapılarını tamamen kapatmıştır:

  • Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası alanlar (Örn: Nitelikli kasten öldürmeden yatanlar) hiçbir şartta açığa çıkamaz.
  • Firar Edenler: Kapalı cezaevinden 1 kez firar edenler ile açık cezaevinden 2 kez firar etmiş olanların; firar anından evvel kesinleşmiş tüm cezaları ve koşullu salıverilme gününe kadar kesinleşip infaza verilecek olan bütün cezaları sadece kapalı cezaevinde çektirilir (Yön. m. 8/2-c).
  • Disiplin kurullarınca 5275 sayılı Yasa m. 44’teki fiillerden dolayı toplamda 5 veya daha fazla “hücreye koyma” cezası alanlar, iyi hal kararı alsalar bile, son hücre cezasının kaldırıldığı tarihin üzerinden 1 tam yıl geçmedikçe açığa ayrılamazlar.
  • Siyasi suçlardan mahkumiyet alanlar açığa geçemez.
  • Şartlı tahliye (koşullu salıverilme) ile dışarı çıkıp, kuralları ihlal ettiği için koşullu salıverilmesi geri alınanlar, yanan cezalarının kalan kısmını mecburen kapalı cezaevinde yatar.
  • İcra ve İflas Kanunu haricindeki kanunlardan verilen tazyik, zorlama veya disiplin hapislerinin infazı açıkta değil, kapalıda yapılır.
  • Kapalı cezaevinde hükümlüyken, başka bir dava dosyasından “tutuklama” kararı çıkanlar, o tutukluluk durumu bitene kadar açık cezaevine geçiş hakkından faydalanamaz.
  • İdare ve gözlem kurulunca “Açık cezaevinin çalışma ve yaşam koşullarına uyum sağlayamayacağı” tıbben veya fiziken saptananlar açığa çıkamaz. (Dipnot: İkinci kez tekerrür (mükerrirlere özgü infaz rejimi) uygulanan mahkumlar yasaklı değildir, onlar da şartları uyarsa açık cezaevine ayrılma hakkına sahiptirler).

Kapalıdan Açığa Ayırma Kararı Nasıl Alınır?

Kapalı cezaevindeki mahkum, kendi inisiyatifiyle yazılı bir dilekçe vererek açığa ayrılma talebinde bulunmalıdır. Hükümlü talep etmedikçe cezaevi idaresi onu resen (kendiliğinden) açığa yollamaz. Dilekçe idare tarafından incelenir, şartların olgunlaştığı tespit edilirse “idare ve gözlem kurulu” açığa ayırma kararı verir ve mahkum cezasının denetimli serbestlik tarihine kadar olan kısmını açık cezaevinde rahat koşullarda tamamlar. Denetimli serbestlik müessesesinden faydalanmanın ön (mutlak) koşulu, hukuken açık cezaevine ayrılma hakkını elde etmektir.

Firar Etme Durumunda Açık Cezaevine Geçiş Süreçleri

1. Kapalı Cezaevinden Kaçma (Firar): Kapalı kurumda yatarken firar eden hükümlü veya tutuklular; kaçış tarihlerinden önce kesinleşmiş olan tüm cezalarını ve ileride koşullu salıverilme gününe dek kesinleşecek bütün dosyalarını kapalı cezaevinde bitirmek zorundadır (Yönetmelik md. 8/2-c). 2. Açık Cezaevinden İlk Firar: Açık cezaevinden birinci defa kaçan kişi yakalandığında derhal kapalı cezaevine yollanır ve “iyi halli” sıfatını yitirir. Bu kişinin yeniden açığa dönebilmesi ve şartlı tahliyeden yararlanabilmesi için öncelikle “iyi halini” geri kazanması lazımdır. Bunun için üç aşama vardır:

  • a) Firar suçu işlediği için disiplin kurulunca verilen 11 gün ile 20 gün arasındaki “hücreye koyma cezası” fiilen infaz edilmelidir.
  • b) Bu hücre cezasının infazının bitiş tarihinden itibaren tam 1 yıl geçmelidir. 1 yılın sonunda cezaevi disiplin kurulu toplanarak disiplin cezasını kaldırır ve mahkuma “iyi halli” statüsünü iade eder (5275 s.K. md. 48/4-f).
  • c) Disiplin cezası kalkan mahkumun yeniden açığa yollanabilmesi için, idare nezdinde bu kişinin “bir daha firar etmeyeceğine dair” kesin bir kanaat (güven) oluşmalıdır. Kurul, firar riskinin sürdüğünü düşünürse açığa geçişe onay vermez (Yönetmelik md. 13/2). 3. Açık Cezaevinden İkinci Kez Firar: İlk firarın ardından bir şans daha verilip açığa alınan hükümlü buradan ikinci defa firar ederse, artık firar tarihine kadar kesinleşen ve koşullu salıverilme tarihine kadar kesinleşecek olan tüm cezalarını sonsuza dek kapalı cezaevinde çeker. Bu kişilerin açık kuruma dönme hakkı tamamen yanar (Yönetmelik md. 8/2-c).

Disiplin Cezalarının Affı (694 Sayılı KHK ve Uygulaması)

Disiplin cezası alıp kapalıya iade edilenler, suçun türüne göre (1, 3, 6 ay veya 1 yıl sonra) iyi hallerini geri almak için başvurabilirler (Yön. md. 13/1). Ancak 01.08.2017 tarihi ve öncesinde işlenen disiplin suçları için 694 sayılı KHK (md. 151) ile devasa bir kolaylık (af) getirilmiştir. Buna göre; 5275 sayılı İnfaz Kanunu m. 39-46 arasındaki tüm disiplin cezaları fiilen infaz edilmiş olmak şartıyla, disiplin cezasının kaldırılması için beklenen o mecburi “bekleme süreleri” ve “iyi hal karar şartı” ortadan kaldırılmıştır. Ancak bu aftan (KHK 694) şu suçları işleyenler faydalanamaz: Terörle Mücadele Kanunu (3713 sayılı yasa) suçları, cinsel dokunulmazlığa karşı suçlar (ve eski TCK karşılıkları), TCK İkinci Kitap Dördüncü Kısım’da (4, 5, 6 ve 7. Bölümler) yer alan devlete karşı ağır suçlar, TCK m. 220 (suç örgütü), cezaevinde tehlikeli olup özel gözetim gerektirenler ve kurum disiplinine ısrarla karşı gelenler.


Açık ve Kapalı Cezaevine Geçiş Şartlarına Dair Yargıtay Kararları

Örgütlü Suçlarda Açığa Ayrılmak İçin “Bağımsız Koğuşa” Geçme Zorunluluğu Yoktur Açık Ceza İnfaz Kurumlarına Ayrılma Yönetmeliği m. 6/2-ç bendindeki “Terör ve örgütlü suçlardan hükümlü olup, mensup oldukları örgütten ayrıldıkları idare ve gözlem kurulu kararıyla tespit edilenlerin koşullu salıverilme tarihine bir yıldan az süre kalması şartı aranır” amir hükmü son derece açıktır. İncelenen somut olayda itiraz mercii; hükümlünün örgütten ayrıldığını kanıtlamak için bağımsız koğuşa geçme talebi bulunduğunu, idarenin sırf bu talebi dikkate alarak onu bağımsız koğuşa alıp orada gözlemlemesi gerektiğini belirterek hükümlü lehine karar vermiştir. Lakin Yargıtay’a göre; cezaevindeki hükümlülerin koğuşlara dağıtılması ve barındırılması, 5275 sayılı Kanun m. 24 ve m. 63 ile ilgili yönetmelik m. 57/1 gereğince tamamen “cezaevi yönetiminin takdir ve yetkisindedir”. Terör mahkumlarının açığa çıkabilmeleri için şart koşulan “örgütten koptuklarının kurul kararıyla tespit edilmesi” sürecinin tamamlanabilmesi adına, mahkumun illaki mevcut koğuşundan alınarak tek başına “bağımsız bir koğuşa” konulmasını emreden yasal bir zorunluluk bulunmamaktadır. Mahkemenin, bu yasal zorunluluk yokken itirazı reddetmek yerine kabul etmesi hukuka aykırıdır (Yargıtay 1. Ceza Dairesi-K.2021/9849).

Ödenmeyen Adli Para Cezası Yüzünden Açıkta Yatan Hükümlü Firar Ederse Kapalıya Gönderilemez Hükümlü, ödemediği adli para cezasından ötürü hapse çevrilen cezasını doğrudan açık cezaevinde infaz ederken kurumdan firar etmiştir. Cezaevi idaresi firar sebebiyle mahkumu “kapalı cezaevine iade” kararı almış ve infaz hakimliğinin onayına sunmuştur. İzmir 1. İnfaz Hakimliği ise; mahkumun en başından beri doğrudan açık cezaevine geldiğini, bu yüzden “kapalıya iade edilemeyeceğini” belirterek talebi reddetmiştir. Bu ihtilaf kanun yararına bozma talebiyle Yargıtay’a gelmiştir. 5275 sayılı Yasa m. 106/3 gereği, ödenmeyen adli para cezaları hapse çevrilir ve (kamuya yararlı işte çalışma ihlal edilirse) kalan kısım açık ceza infaz kurumunda çekilir. Yasa m. 14/4 ve Yönetmelik m. 12/1-b’de geçen “kurum yönetim kurulu kararı ile kapalı kurumlara iade edilir” ibaresindeki “iade edilir” kelimesi, ancak ve ancak “önceden kapalı cezaevinde yatıp da sonradan açığa çıkan” mahkumları kapsayan bir ifadedir. Mevzuatta, infazına adli para cezasından çevrilerek direkt açık cezaevinde başlayan birinin firar ettiğinde kapalı cezaevine postalanacağına dair açık, yazılı bir kanun hükmü yoktur. Ceza hukukunda sanık aleyhine kıyas (boşluk doldurma) yapmak, TCK m. 2/3 uyarınca kesinlikle yasaktır. Bu nedenle, mevzuatta açık hüküm bulunmadığı için İzmir 1. İnfaz Hakimliğinin “hükümlü kapalıya gönderilemez” şeklindeki ret kararı yasalara tamamen uygundur (Yargıtay 1.Ceza Dairesi – Karar:2017/1454).

Hapis Cezasının Kapalıda Çekilmesinin Ardından, Kalan Adli Para Cezasının İnfaz Yeri 6352 sayılı kanunun geçici 3/2-c maddesi ve Açık Kurumlara Ayrılma Yönetmeliğinin 5/1-c maddesi uyarınca; ödenmeyen adli para cezalarından çevrilen hapis cezaları “doğrudan açık ceza infaz kurumlarında” çektirilir. Öte yandan Yönetmeliğin 6/1-a ve 6/2-b maddelerine göre, uyuşturucu ticareti gibi suçlardan ceza alanlar belirli bir süreyi kapalıda geçirdikten sonra (örneğin şartla tahliyeye 2 yıl kala) açığa çıkabilmektedir. Ancak Yönetmeliğin 12/2 maddesi, açıkta yatan birinin sonradan başka bir mahkumiyeti gelirse ve cezalar toplanınca açığa çıkma şartları bozulursa “kapalıya iade edileceğini” emreder. Buradaki hukuki çekişmede; uyuşturucu suçundan kapalıda yatması gereken süreyi bitirip açığa çıkan hükümlünün, sonradan gelen “adli para cezası” ödenmediği için hapse çevrilip dosyaya eklenmiştir. Her ne kadar Yönetmelik m. 12/2 “yeni ceza gelirse kapalıya döner” dese de; yeni gelen ceza özünde bir “hapis cezası” değil, her an parası ödenerek kurtulunabilecek bir “adli para cezası”dır. Adli para cezalarının infaz yeri zaten yasa gereği açık cezaevidir. Bu kanun ve yönetmelik maddeleri (6352 s.K. Geçici 3/2-c ve Yönetmelik 5/1-c, 6/1-a, 6/2-b, 12/2) bir bütün halinde yorumlandığında; hükümlünün yeni eklenen adli para cezası kısımlarını da doğrudan açık ceza infaz kurumunda çekmesi gerektiği izahtan varestedir. İtiraz mercinin bu yönü gözeterek verdiği karar isabetlidir (Yargıtay 10.Ceza Dairesi – Karar: 2015/203).

Disiplin/Tazyik Hapsi İçin Açıkta Yatarken Firar Edenin Durumu 5275 sayılı İnfaz Kanunu’nun amacı standart ceza ve güvenlik tedbirlerini düzenlemektir; “tazyik hapsi” bu kanunun ana odağı olmayıp CMK m. 2’deki “disiplin hapsi” kavramına girer. Yargıtay CGK’nın 2006/231 sayılı kararında vurgulandığı gibi, tazyik hapsinin amacı bir yükümlülüğü (borcu vb.) zorla yerine getirtmektir; kişi yükümlülüğü yerine getirdiği an 3 ay dolmadan serbest kalır. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu kaynaklı tazyik hapisleri Yönetmelik m. 5/1-ç gereği doğrudan açık cezaevinde infaz edilir. Tıpkı adli para cezalarında olduğu gibi; İcra İflas Kanunu gereği doğrudan açık cezaevine giren bir kişi buradan firar ettiğinde, yasada onu “kapalı cezaevine gönderecek” açık bir metin bulunmamaktadır. Yasada geçen “kapalıya iade edilir” hükmü kıyas yoluyla bu mahkumlara genişletilemez (TCK m. 2/3). Bu sebeple tazyik hapsi çekerken açık cezaevinden kaçan kişinin kapalıya gönderilmesi hukuken mümkün değildir (Yargıtay 1. Ceza Dairesi – Karar: 2020/177).

Açık Cezaevinden İkinci Kez Firarda “Kapalıda Çekilecek Ceza” Sınırı Açık cezaevlerinden iki kez firar etme gafletinde bulunan mahkumların; firar gününe kadar kesinleşmiş olan cezaları ile koşullu salıverilme tarihine kadar kesinleşip infaza verilecek olan cezalarının “tamamı” kapalı cezaevinde çektirilir. Somut dosyada idare, hükümlü daha evvel (14.03.2015 ve 12.01.2017) iki defa açık cezaevinden kaçtığı için açığa ayrılma talebini toptan reddetmiştir. Lakin incelemede görülmüştür ki; hükümlünün o firar ettiği dönemde yatmakta olduğu cezaların infazı ve koşullu salıverilme süreleri çoktan dolup bitmiştir. Hükümlünün mevcut infaz edilen 3 yıl 13 aylık yeni toplama (içtima) cezası, o eski firarların infaz süreleri bittikten çok sonra (14.06.2017, 14.02.2018 ve 25.10.2018 tarihlerinde) kesinleşerek gelmiştir. Eski firarların yaptırımı (kapalıda kalma cezası), sadece o dönemin kesinleşmiş cezalarını kapsar. Hukuken, çok sonradan kesinleşen bu yepyeni cezaların infazı için (diğer şartları da taşıyorsa) mahkumun açık cezaevine geçmesine eski firarlar engel teşkil edemez. Bu bağlamda, Konya İnfaz Hakimliği’nin şikayeti kabul kararı ve itiraz merciinin onay kararı tamamen usul ve yasaya uygundur (Yargıtay 1. Ceza Dairesi 2020/3341 E. , 2021/10830 K.).

İdare ve Gözlem Kurulunun “İyi Hal” Kararlarında İnfaz Hakimliğinin Sınırları Cezaevindeki kurulların bir mahkum için “iyi halli” değerlendirmesi yaparken bakacağı kriterler çok geniştir: Kurallara uyum, hakları iyi niyetle kullanma, eğitim/psiko-sosyal programlara katılım, sanat/spor faaliyetleri, sertifikalar, kitap okuma, pişmanlık duyma ve diğer mahkumlarla ilişkiler. Kurul bu değerlendirmeyi yaparken objektif olmalı ve gerekçesini net bir şekilde yazmalıdır. Somut dosyada, İdare ve Gözlem Kurulu dosyayı inceleyip hükümlünün “iyi halli” olduğuna ve açığa çıkabileceğine karar vermiş ve onay için İnfaz Hakimliğine yollamıştır. İnfaz Hakimliklerinin bu onay sürecindeki görevi sınırlıdır: Hakim sadece kurulun mevzuata uyup uymadığını, evrakların tam olup olmadığını ve kararın gerekçeli olup olmadığını “şeklen” denetler. Hakimlik, idarenin koltuğuna (yerine) geçip “yerindelik denetimi” yapamaz. Eğer hakim, kurulun kararını bilgi ve belgelere ters (hatalı/eksik) bulursa, talebi doğrudan kendisi reddedemez; sadece eksikliği belirterek “yeniden değerlendirme yapılması için” dosyayı idareye geri göndermelidir. Olayımızda İnfaz Hakimliğinin idarenin yerine geçerek “aldığı disiplin cezasının işleniş şekli sebebiyle bu adam iyi halli olamaz” deyip onay talebini bizzat reddetmesi yetki aşımıdır ve usule aykırıdır (Yargıtay 1. Ceza Dairesi 2023/5163 E. , 2024/434 K.).

Açığa Geçiş Hesabında Adli Para Cezasının Payı (Kesinlikle Dikkate Alınmaz) 5275 sayılı İnfaz Kanunu m. 107 ve m. 99 ile 6545 sayılı Kanun değişiklikleri bir arada incelendiğinde; ödenmeyen adli para cezalarından çevrilen hapis cezalarında “koşullu salıverilme” indirimi uygulanmaz ve bu cezalar (kamuya yararlı iş olmazsa) doğrudan açık cezaevinde yatarak infaz edilir. Kapalı cezaevinden açık cezaevine geçiş formülü hesaplanırken (Örn: koşullu salıverilmeye 5 yıl kalması şartı vb.), içtima edilen (toplanan) cezanın içindeki “adli para cezasından çevrilen kısımlar” kesinlikle bu matematiksel hesaba katılmaz. Hesaplama, sadece doğrudan verilen hapis cezalarının süresi ve o mahkumiyetin suç nevi üzerinden yapılır. Somut olayda hükümlü; nitelikli hırsızlık, nitelikli dolandırıcılık ve adli para cezalarından oluşan toplam 10 yıl 5 ay 1120 gün içtimalı hapis cezası yatmaktadır. Dosyanın içinde TCK 142 (nitelikli hırsızlık) bulunduğu için Yönetmelik m. 6/3 ve 6/2-a uyarınca açığa çıkabilmesi için şartlı tahliyesine 5 yıldan az kalması gerekir. İnfaz Hakimliği bu 5 yıllık süreyi hesaplarken, adli para cezasından çevrilen kısmı da hesaba katarak işlemi yanlış yapmıştır. Adli para cezasından dönen kısımlar bu hesaptan dışlanarak (yok sayılarak) sırf hapis cezaları üzerinden açığa ayrılma süresi hesaplanmalıdır (Yargıtay 1CD Esas : 2024/5027 Karar : 2024/6277).

Örgütlü Suçlarda İdarenin “Ayrılma” Gerekçesi Nesnel Olmalıdır Terör veya örgüt suçlarından yatan bir hükümlünün koşullu salıverilmesine kısa bir süre kalmıştır. Ancak İdare ve Gözlem Kurulu; “Hükümlü etkin bilgi paylaşmıyor, söylemleri tutarsız, ezber cümleler kuruyor, samimi değil, suçu inkar ediyor, çekimser davranıyor” şeklindeki tamamen soyut ve sübjektif gerekçelerle mahkumun terör örgütünden ayrıldığına kanaat getirmemiş ve açığa ayrılmasına izin vermemiştir. Yargıtay’a göre; kurulun takdir yetkisi sınırsız değildir. Kurulun red kararı verebilmesi için, mahkumun örgütle irtibatının sürdüğüne dair objektif, dosya içeriğiyle uyumlu, denetime açık ve yasal dayanağı olan somut gerekçeler sunması şarttır. Soyut şüphelerle red kararı verilemez. İnfaz Hakimliğinin idarenin bu haksız ret kararını iptal ederek hükümlünün şikayetini kabul etmesinde hiçbir hukuka aykırılık yoktur (Yargıtay 1. Ceza Dairesi 2024/526 E. , 2024/5257 K.).

Kapalı Cezaevinden Çıkışı Yapılıp da Açığa Teslim Olmayan Hükümlünün Firar Türü Hükümlü Arhavi K1 Tipi Kapalı Cezaevinde cezasını çekerken, 01.08.2017 tarihinde İdare ve Gözlem Kurulu kararı ve Cumhuriyet Başsavcılığının onayıyla açık cezaevine geçme hakkı kazanmıştır. İnfaz işlemleri tamamlanmış, kapalı kurumdan resmi çıkışı yapılmış ve kendisine Ardahan Açık Ceza İnfaz Kurumuna yolculuk edip teslim olması için 24 saatlik yasal yol izni verilmiştir. Ancak mahkum bu süre sonunda açık kuruma teslim olmayarak kayıplara karışmıştır. Buradaki ince hukuki tartışma şudur: Bu kişi kapalıdan mı firar etmiştir, yoksa açıktan mı? Yargıtay’ın net içtihadına göre; hakkında açığa ayırma kararı kesinleşip de kapalı cezaevinin kapısından fiilen çıkışı yapılan bir mahkum, henüz açık cezaevinin kapısından içeri girip teslim olmamış olsa dahi, o yolculuk esnasındaki kaçışı “Açık ceza infaz kurumundan firar” olarak tescil edilir. İnfaz Hakimliğinin bu eylemi ağır bir yaptırımı olan “kapalı cezaevinden firar” olarak değerlendirip işlem yapması kanuna açıkça aykırıdır ve kanun yararına bozmayı gerektirir (Yargıtay 1. Ceza Dairesi 2024/3244 E. , 2024/3796 K.).

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir